İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ey benim derdime kastı olan kardeşim. Gel hadi yine dertleri bölüşelim. İçelim şaraplarımızı, çekelim kafaları. Az ağlayalım sonra bir parça müzikle kafayı dağıtalım. Gözyaşlarımız damlasın kadehlerin içine daha çok sarhoş olalım. O kadar çok içelim ki sarhoşluktan sızıp kalalım. Omuz omuza masadan kalkalım, düşe kalka evimize varalım. Atalım kendimizi ayakkabılarımızla yatağa, sabaha kalktığımızda hiç bir şey hatırlamayalım. Sesimi duyan var mı?

Güzel olan her şeyin bir sonu olduğunu öğreneli çok fazla oldu. Artık kimseden bir beklenti, bir istek peşinde değildim. Çünkü kimden ne beklersem vakti geldiğinde aynısını yapmazsam beni terk edecekti çünkü burada işler böyle yürüyordu. Selam versen borçlu çıkıyordun. Tek olmayı öğrendim. Bir gün tek başıma dalıp gittiğim gökyüzünde bir bulut gördüm, çaresizce dağılmayı bekliyordu. Ardından daha büyük bir bulut gelip dağılmaya yüz tutmuş olan bulutu çepe çevre sardı. Şaşırmıştım, nasıl bir inançla sardıysa o küçük bulut hiç dağılmadı. Birlikte daha güçlü ve dirayetliydiler. Yeryüzünde hiç rastlamadığım kardeşliğin gerçekten var olduğuna gökyüzünde şahit oldum. Kardeşlerinizin kıymetini bilin ve eğer bir kardeşe sahipseniz onu çepe çevre sarın.

Hayatın gerçek yüzünü anladığın zaman dolacak ciğerlerine kirli hava. Şimdiye dek aldığın nefesin aslında nefes olmadığını, yaşadığın her şeyin sadece bir yalandan ibaret olduğunu anlayacaksın ve ne olursa olsun sadece kendin olarak kalman gerektiğini anladığında başlayacak senin için gerçek hayat. Böyle anlarda insan ne kadar yalnız kalmak istese de bir türlü alışamayacak bu koyu yalnızlığa. Aşk arayacak önceleri ama bakacak aşk bir zaman sonra kırmızı rengini soluk bir renge bırakacak. Bunu anladığın anda vazgeçeceksin aşktan. Elin telefona gidecek kime dert yansam diye aklına kardeşim diyebileceğin insanlar gelecek yalnızca. Bu dünyada aşk da yalan, sevgi de. Baki kalan dostluklar ve kardeşlikler olmadıktan sonra hiç biri işe yaramayacak.

Ne zaman başım sıkışsa kendimi bir göl dibinde bulurdum. Saatlerce gölü izleyip ne kadar derin olduğunu, ne dertleri derinine batırdığını düşünür dururdum. Kaç çeşit balığa ev sahipliği ettiğini merak eder, durgunluğum benden kaçana kadar esir olurdum bu göle. Bir gün göl kurudu. Ne kadar derin olduğunu, kaç çeşit balığa ev sahipliği ettiğini gördüm. Bütün balıklar ölmüştü, kırıldım milyon yerimden ve yeni gölüm sen oldun kardeşim. Şimdi söyle bana sen kaç balığa ev sahipliği yapıyor ve hangi dertleri en derinine batırıyorsun?